Dr. Sema Demir
Kesintisiz 3 bin yıllık hayatın sürdüğü şehir: ANKARA
T.C. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla ilişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen, Kültür sanat muhabirleri derneği tarafından düzenlenen “Anadolu Tarihi ve Kültür değerlerini anlama çalıştayı” etkinliğinde konuşan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Sema Demir Ulus’un tarihi dokusunu ve Ankara’nın tarihi kent kimliğinin oluşmasında ki değerleri anlattı.
Ankara 3000 bin yıldır hayatın kesintisiz sürdürüldüğü nadir kentlerden birisi. 9 bin yıllık tarihten bahsediliyor bazı şehirler için. Ama onlarda şunu görüyoruz bir dönem boşluk var. Ankara’da ise 3 bin yıl boyunca tarihte yaşam hiç kesilmemiş. Şehrin çekirdeği de Kale etekleri, Agustus tapınağı ile bu sürekliliğe eşlik etmiş. Cumhuriyetin kuruluşu ile kentsel çekirdeğin alanı biraz daha genişleyerek Ulus adını almıştır. Kentsel çekirdek ile kaygılar olsa da bugün ayakta. Kadim Ankara’nın kentsel Cumhuriyet ile gençleşti. Ankara’nın Başkentliği ile başlayıp, günümüze kadar yaratıcı şehir olma dramı üç perde de değerlendirilebilir.
Üç perdede ele alırken, biraz eleştirel yaklaşımla bunu yapmaya çalıştım. Zira kenti yaşatmak, kentin yaratıcılığını sağlayabilmek, kente kentliye dolayısıyla aslında kendimize eleştirel gözle bakabilmektir. Kendimizi yeri geldiğinde yerden yere vurabilmekle olabiliyor. Yoksa Kendimizi yücelterek bir yere varamayız. Bir kez daha başkentlik rolü verilen Ankara’nın yeniden yaratılması gerekiyordu.
Ankara yeniden kurulurken bunun iki ayağı vardı. Birinci ayağında sert altyapı ve üst yapı kurumu var. Birde yumuşak altyapı ve üst yapı kurulumu var. Ankara kurulurken, çok ciddi mimari faaliyetlere ihtiyaç vardı. Bunun için canla başla bir çalışma başlatılmış. Ankara’nın alt yapısı üst yapısı tamamlanmak üzere 1923 yılında mimar Vedat ipek tarafından tasarlanan TBMM binası tamamlanıyor
